20'lik Diş Çekimi Sonrası: Ağrı, Şişlik ve İyileşme Süreci

Kimi zaman hiçbir sorun çıkarmadan ağızda yerini alıyor, kimi zaman ise ağrı, şişlik, diş eti iltihabı veya komşu dişte çürük gibi problemlerle kendini gösteriyor.
Hastaların bana en sık sorduğu sorulardan biri de şu:
“Hocam, 20'lik dişimi mutlaka çektirmem gerekiyor mu?”
Aslında bunun herkese verilebilecek tek bir cevabı yok.
Her 20'lik dişin çekilmesi gerekmediği gibi, problem oluşturan bir 20'lik dişi yalnızca “nasıl olsa ağrı geçer” diyerek ağızda bırakmak da doğru olmayabilir.
Bu nedenle bu yazıda 20'lik dişlerin ne zaman problem oluşturabileceğinden, hangi durumlarda çekim düşünüldüğüne ve çekim sonrasında karşılaşılabilecek problemlere kadar konuyu baştan sona ele alacağım.
20'lik Diş Nedir?
20'lik dişler, ağızda en son süren üçüncü büyük azı dişleridir.
Genellikle genç erişkinlik döneminde sürmeye başlarlar. Ancak çenede yeterli alan bulunmadığında tamamen süremeyebilir, kısmen ağızda kalabilir veya gömülü durumda bulunabilirler.
Özellikle alt 20'lik dişlerde yatay veya eğik pozisyonlar görülebilir. Dişin konumu, komşu dişlerle ilişkisi ve çevresindeki kemik ve yumuşak dokular, ileride problem oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinde önemlidir.
20'lik Diş Ağrısının İlk Belirtileri Nelerdir?
20'lik diş ağrısı deyince iki farklı durum göz önünde bulundurulmalıdır.
Birincisi, doğrudan 20'lik dişin kendisinden kaynaklanan ağrıdır.
İkincisi ise 20'lik diş bölgesinden kaynaklanıp başka bölgelere yansıyan ağrılardır.
20'lik dişte çürük veya çevresindeki dokularda iltihaplanma olduğunda hassasiyet, sızlama veya daha belirgin ağrı ortaya çıkabilir.
Özellikle kısmen sürmüş 20'lik dişlerin çevresindeki diş eti bölgesinde şişlik ve hassasiyet de görülebilir.
Çene eklemi, kulak çevresi veya baş-boyun bölgesindeki bazı ağrıların kaynağı da 20'lik diş bölgesi olabilir. Ancak bu tür ağrıların tek nedeninin 20'lik diş olduğunu söylemek doğru değildir. Muayenede başka bir neden bulunmadığında klinik ve gerektiğinde radyografik değerlendirme yapılmalıdır.
20'lik Diş Ne Zaman Çekilir?
Toplumda “20'lik dişler mutlaka çekilmelidir” şeklinde yaygın bir inanış var.
Oysa her 20'lik dişin çekilmesi gerekmez.
Şikâyet oluşturmayan ve çevresinde hastalık bulgusu bulunmayan gömülü 20'lik dişlerin rutin olarak çekilmesinin gerekli olup olmadığı konusunda bilimsel kanıtlar yeterli değildir. Böyle durumlarda klinik değerlendirme ve gerektiğinde düzenli takip tercih edilebilir.
Peki hangi durumlarda 20'lik diş çekimi gündeme gelir?
1. 20'lik Diş Çürüğü
20'lik dişler konumları nedeniyle temizlenmesi zor bölgelerde bulunabilir.
Özellikle kısmen sürmüş veya eğik konumlanmış dişlerde plak ve besin artıkları birikebilir. Bunun sonucunda hem 20'lik dişte hem de komşu dişte çürük gelişebilir.
Dişin konumu ve restorasyon yapılmasına uygunluğu değerlendirildikten sonra dolgu veya kanal tedavisi mümkün olabilir. Ancak tedavi edilemeyecek konumdaki dişlerde çekim daha uygun bir seçenek haline gelebilir.
2. Diş Eti İltihabı ve Perikoronit
Kısmen sürmüş 20'lik dişlerde diş ile dişi çevreleyen diş eti arasında temizlenmesi zor bir alan oluşabilir.
Bu bölgede besin artıkları ve bakteriler biriktiğinde diş etinde iltihaplanma meydana gelebilir. Bu durum perikoronit olarak adlandırılır.

20'lik Diş İltihabı
Ağrı, şişlik, ağız kokusu ve ağız açmada zorluk gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.
İlk kez meydana gelen ve hafif seyreden bir durumda bölgenin temizlenmesi ve uygun tedavi ile şikâyetler kontrol altına alınabilir. Ancak sorun tekrarlıyorsa 20'lik dişin çekimi gündeme gelebilir.
Diş eti iltihabının nedenleri ve nasıl tedavi edildiği hakkında daha ayrıntılı bilgi için Diş Eti İltihabı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Diş Hekimi Notu
Burada klinikte sık karşılaştığım bir durumdan bahsetmek istiyorum.
Bazen 20'lik diş ile diş eti arasına sıkışan küçük bir besin artığı, bölgede ciddi bir ödem ve hassasiyet oluşturabiliyor. Hasta da doğal olarak bunu doğrudan “20'lik dişim ağrıyor” şeklinde yorumlayabiliyor.
Bu tür durumlarda bölgenin mümkün olduğunca nazik şekilde temizlenmesi ve besin artıklarının birikmesinin önlenmesi şikâyetlerin azalmasına yardımcı olabilir.
Ancak ağrı ve şişlik belirginse, tekrarlıyorsa veya başka belirtiler eşlik ediyorsa diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
3. Komşu Dişin Çürümesi veya Zarar Görmesi
Özellikle yarı gömük ve eğik konumdaki 20'lik dişlerde, 20'lik diş ile ikinci büyük azı dişi arasında besin ve plak birikimi oluşabilir.
Bu durum zaman içerisinde komşu dişte çürük veya periodontal problemlere yol açabilir.

Eğik şekildeki 20'lik diş, komşu dişin çürümesine neden olabilir
Üstelik bu tür çürükler başlangıçta herhangi bir ağrıya neden olmayabilir.
Bu nedenle problemli pozisyondaki 20'lik dişlerin düzenli kontroller sırasında değerlendirilmesi önemlidir.

4. 20'lik Dişin Yanağa Zarar Vermesi
20'lik dişin sürme yönü nedeniyle dişin çiğneme yüzeyi yanağa doğru konumlanabilir.
Bu durumda çiğneme sırasında yanağın sürekli tahriş olması, yara ve ağrı meydana gelmesi mümkün olabilir.
Bazı durumlarda dişin keskin bölümünün düzeltilmesi düşünülebilir. Ancak problemin nedeni dişin konumuysa kalıcı çözüm için çekim gerekebilir.
5. Çapraşıklığa Neden Olur mu?
20'lik dişlerle ilgili en sık duyduğumuz iddialardan biri de ön dişlerdeki çapraşıklığın nedeni olduklarıdır.

20'lik dişler komşu dişleri iterek çapraşıklığa neden olabilir
Burada biraz dikkatli olmak gerekiyor.
20'lik dişlerin ön dişlerde meydana gelen çapraşıklığın tek başına ve doğrudan nedeni olduğu kesin olarak gösterilmiş değildir. Bu nedenle yalnızca ileride çapraşıklık oluşmasını engellemek amacıyla bütün 20'lik dişlerin rutin olarak çekilmesi gerektiğini söylemek doğru olmaz. Cochrane incelemesinde de asemptomatik gömülü 20'lik dişlerin çekilmesinin ön dişlerdeki çapraşıklık üzerindeki etkisi konusunda yeterli kanıt bulunmadığı belirtilmektedir.
Ortodontik tedavi planı bulunan hastalarda karar, hastanın klinik ve radyografik durumuna göre ortodontist ve diş hekimi tarafından verilmelidir.

6. Kist ve Diğer Patolojik Oluşumlar
Gömülü 20'lik dişlerin çevresinde nadiren kist veya başka patolojik oluşumlar gelişebilir.
Bu tür oluşumlar çevredeki kemik dokusunu, komşu dişleri veya diğer anatomik yapıları etkileyebilir.
Radyografik incelemede patolojik bir oluşumdan şüphelenilmesi halinde dişin ve ilgili lezyonun tedavisi planlanır.
7. Çene Kırıklarıyla İlişkisi
Özellikle gömülü alt 20'lik dişlerin bulunduğu bölge, çene kemiğinin anatomik yapısını etkileyebilir.
Ancak bunu “20'lik diş çene kırığına neden olur” şeklinde kesin bir ifadeyle anlatmak doğru değildir.
Çene kırığı riski; dişin konumu, gömülülük derecesi, kemik yapısı ve travmanın özellikleri gibi birçok faktörle birlikte değerlendirilmelidir.
20'lik Diş Çekimi Zor mudur?
20'lik diş çekiminin zorluğu her hastada aynı değildir.
Dişin;
Çenedeki konumu,
Gömülülük derecesi,
Köklerinin şekli,
Çevredeki kemik miktarı,
Komşu dişlerle ilişkisi,
Alt çene sinirine yakınlığı
gibi faktörler çekimin zorluğunu etkileyebilir.
Genellikle üst 20'lik dişlerin çekimi alt 20'lik dişlere göre daha kolay olabilir. Ancak bunun her hasta için geçerli bir kural olmadığını unutmamak gerekir.

Genelde en zor çekimler 20'lik dişin bu şekilde yatay pozisyonda olduğu çekimlerdir.
.jpg)
Sinire yakın olan 20'liklerin çekimi de zahmetli olabilmektedir.
Özellikle yatay konumda bulunan veya sinirle yakın ilişkisi olan alt 20'lik dişlerde cerrahi işlem daha kapsamlı olabilir.
Çenedeki konumu,
Gömülülük derecesi,
Köklerinin şekli,
Çevredeki kemik miktarı,
Komşu dişlerle ilişkisi,
Alt çene sinirine yakınlığı

.jpg)
Diş Hekimi Notu
Burada önemli olan yalnızca “20'lik diş çekimi zor mu?” sorusu değil, o dişin anatomik olarak nasıl konumlandığıdır.
Özellikle alt 20'lik dişlerde sinirle yakın komşuluk söz konusuysa işlem öncesinde radyografik değerlendirme büyük önem taşır.
Gerekli durumlarda daha ileri görüntüleme yöntemleriyle anatomik ilişki daha ayrıntılı değerlendirilebilir.
20'lik Diş Çekimi Sonrası Neler Olur?
Çekim sonrasında her hastanın iyileşme süreci aynı olmayabilir.
Özellikle cerrahi çekimlerden sonra;
Ağrı,
Şişlik,
Hafif kanama,
Morarma,
Ağız açmada zorluk,
Çiğneme sırasında hassasiyet
görülebilir.
Bunların önemli bir kısmı normal iyileşme sürecinin parçasıdır.
Burada benim özellikle hastalarıma anlattığım şey şu:
Bir belirtinin olması kadar, o belirtinin zaman içerisinde nasıl değiştiği de önemlidir.
Örneğin ilk günlerde ağrı ve şişlik görülebilir. Ancak sonraki günlerde genel olarak azalması beklenir. Birkaç gün geçtikten sonra ağrının belirgin şekilde artması ise farklı bir problemin habercisi olabilir.
Ağrı,
Şişlik,
Hafif kanama,
Morarma,
Ağız açmada zorluk,
Çiğneme sırasında hassasiyet
20'lik Diş Çekimi Sonrası Ağrı
Çekim sonrasında ağrı görülmesi beklenebilir.
Özellikle gömülü ve cerrahi olarak çıkarılan 20'lik dişlerde ağrı daha belirgin olabilir.
Ancak ağrının zaman içerisinde azalması beklenir.
Çekimden birkaç gün sonra ağrı azalmak yerine şiddetleniyorsa, özellikle kötü tat veya kötü koku da eşlik ediyorsa alveolit açısından değerlendirme yapılmalıdır.
20'lik Diş Çekimi Sonrası Şişlik
Şişlik özellikle cerrahi çekimlerden sonra sık görülür.
İlk birkaç gün içerisinde belirginleşebilir ve sonrasında azalmaya başlaması beklenir.

20'lik Diş Çekimi Sonrası Şişlik Görüntüsü
Şişliğin giderek büyümesi veya şiddetli ağrı, ateş, kötü tat ya da genel durum bozukluğu ile birlikte görülmesi durumunda enfeksiyon açısından değerlendirme gerekir.

20'lik Diş Çekimi Sonrası Kanama
Çekim sonrasında bir miktar kanama veya kanlı tükürük görülmesi mümkündür.
Çekim boşluğunda oluşan kan pıhtısı iyileşme için önemlidir.

Diş hekiminin vereceği steril spanç en az 30-40 dakika ısırılmalı
Bu nedenle özellikle ilk saatlerde çekim bölgesini dil veya parmakla kurcalamamak, kuvvetli şekilde tükürmemek ve hekimin önerdiği bakım kurallarına uymak gerekir.
Diş çekimi sonrasında tükürükte hafif kan görülmesi ilk saatlerde normal olabilir. Ancak kanama sürekli devam ediyor, ağızda taze kan birikiyor veya uyguladığınız basıya rağmen azalmıyorsa doğru müdahale önemlidir. Böyle bir durumda neler yapmanız gerektiğini [Diş Çekimi Sonrası Kanama Durmuyor: Ne Yapılmalı?] başlıklı yazımda ayrıntılı olarak anlattım.

Alveolit Nedir?
20'lik diş çekimi sonrasında ortaya çıkabilecek en önemli problemlerden biri alveolit, yani kuru sokettir.


Diş Çekimi Sonrası Görülebilen Alveolit
Alveolit, çekim bölgesindeki kan pıhtısının yeterince oluşmaması veya iyileşme süreci tamamlanmadan bozulmasıyla ilişkili ağrılı bir durumdur.
Genellikle çekimden hemen sonra değil, birkaç gün içerisinde belirginleşen ve giderek artan ağrı ile kendini gösterebilir.
Ağızda kötü tat veya kötü koku da eşlik edebilir.
Alveolit ile enfeksiyon aynı şey değildir. Bu nedenle her alveolit vakasında antibiyotik kullanılması gerektiği düşünülmemelidir. Tedavi, klinik değerlendirmeye göre planlanır.
Alveolit hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için "Kuru Soket Nedir?" makaleme bakabilirsiniz.
20'lik Diş Çekimi Sonrası Enfeksiyon
Çekim sonrasında enfeksiyon gelişebilir ancak her ağrı ve şişlik enfeksiyon anlamına gelmez.
Özellikle giderek artan şişlik ve ağrıya;
Ateş,
Genel durum bozukluğu,
Ağızda kötü tat,
İrin veya akıntı
gibi belirtiler eşlik ediyorsa diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Antibiyotik gerekip gerekmediğine ise muayene sonucuna göre karar verilmelidir.
Ateş,
Genel durum bozukluğu,
Ağızda kötü tat,
İrin veya akıntı
Ağız Açmada Zorluk
20'lik diş çekimi sonrasında özellikle alt çenede ağzı açmakta zorlanma görülebilir.
Bunun nedeni işlem sonrasında oluşan ödem, hassasiyet ve çiğneme kaslarının etkilenmesidir.

20'lik Diş Çekimi Sonrası Çene Hareketliliği Kısıtlanabilir
Genellikle iyileşme ile birlikte azalır.
Ancak ağız açma güçlüğü giderek artıyorsa veya ateş, belirgin şişlik ve şiddetli ağrı eşlik ediyorsa değerlendirilmelidir.

20'lik Diş Çekimi Sonrası Uyuşukluk
Özellikle alt 20'lik dişlerin kökleri, alt çene siniri ve dil bölgesinin duyusunu sağlayan sinirlerle yakın komşuluk gösterebilir.
Bu nedenle çekim sonrasında alt dudak, çene veya dilde uyuşukluk ve karıncalanma görülebilir.

20'lik Dişin Sinire Yakın Olduğu Durum
Uyuşukluğun süresi kişiden kişiye değişebilir. Çoğu sinir etkilenmesi geçicidir; ancak bazı vakalarda iyileşme daha uzun sürebilir. Nadiren kalıcı duyu değişiklikleri de görülebilir.
Bu nedenle özellikle sinire yakın alt 20'lik dişlerde işlem öncesi radyografik değerlendirme önemlidir.

20'lik Diş Çekimi Sonrası Ne Yapılmalı?
Çekim sonrasında hekiminizin size özel önerileri her zaman önceliklidir.
Genel olarak;
İlk saatlerde oluşan kan pıhtısını korumaya çalışın.
Çekim bölgesini dilinizle veya parmağınızla kurcalamayın.
İlk gün kuvvetli şekilde çalkalama ve tükürmeden kaçının.
Çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçının.
İlk günlerde daha yumuşak yiyecekler tercih edin.
Çekim bölgesini zorlayacak sert ve gevrek gıdalardan kaçının.
Diğer dişlerinizi hekiminizin önerdiği şekilde temizlemeye devam edin.
Sigara kullanmayın; sigara iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir.
İlk saatlerde oluşan kan pıhtısını korumaya çalışın.
Çekim bölgesini dilinizle veya parmağınızla kurcalamayın.
İlk gün kuvvetli şekilde çalkalama ve tükürmeden kaçının.
Çok sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçının.
İlk günlerde daha yumuşak yiyecekler tercih edin.
Çekim bölgesini zorlayacak sert ve gevrek gıdalardan kaçının.
Diğer dişlerinizi hekiminizin önerdiği şekilde temizlemeye devam edin.
Sigara kullanmayın; sigara iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir.
20'lik Diş Çekimi Sonrası Ne Zaman Diş Hekimine Başvurmalı?
Aşağıdaki durumlarda çekimi yapan diş hekimiyle iletişime geçmek gerekir:
Durmayan veya kontrol edilemeyen kanama,
Şiddetli veya giderek artan ağrı,
Giderek artan şişlik,
Ateş,
Ağızda kötü tat veya kötü koku ile birlikte artan ağrı,
İrin veya akıntı,
Belirgin ve giderek artan ağız açma güçlüğü,
Uzayan veya belirginleşen uyuşukluk.
Nefes alma veya yutma güçlüğü gibi ciddi belirtiler ortaya çıkarsa acil değerlendirme gerekir.
Durmayan veya kontrol edilemeyen kanama,
Şiddetli veya giderek artan ağrı,
Giderek artan şişlik,
Ateş,
Ağızda kötü tat veya kötü koku ile birlikte artan ağrı,
İrin veya akıntı,
Belirgin ve giderek artan ağız açma güçlüğü,
Uzayan veya belirginleşen uyuşukluk.
20'lik Diş Çekiminden Sonra İyileşme Ne Kadar Sürer?
İyileşme süresi çekimin zorluğuna ve kişinin özelliklerine göre değişir.
Özellikle ilk günlerde ağrı ve şişlik daha belirgin olabilir. Sonrasında bunların giderek azalması beklenir.
Bu nedenle herkes için “şu kadar günde tamamen iyileşir” şeklinde kesin bir süre vermek doğru değildir.
Önemli olan iyileşmenin genel olarak doğru yönde ilerlemesidir.
Sık Sorulan Sorular
Her 20'lik diş çekilmeli mi?
Hayır. Şikâyet oluşturmayan ve çevresinde hastalık bulgusu olmayan gömülü 20'lik dişlerin rutin olarak çekilmesinin gerekliliği konusunda yeterli kanıt bulunmamaktadır. Bu dişler klinik olarak değerlendirilebilir ve gerekli durumlarda takip edilebilir.
20'lik diş neden ağrır?
Çürük, diş eti iltihabı, perikoronit, komşu dokulardaki problemler veya başka nedenler ağrıya yol açabilir. Ağrının gerçek nedenini belirlemek için klinik muayene gerekir.
20'lik diş çekiminden sonra ağrı normal mi?
Evet. Özellikle cerrahi çekimlerden sonra bir miktar ağrı beklenebilir. Ancak birkaç gün içerisinde azalması beklenen ağrının giderek şiddetlenmesi değerlendirilmelidir.
20'lik diş çekiminden sonra şişlik normal mi?
Evet. Özellikle cerrahi çekimlerde şişlik görülebilir. İlk günlerde artıp daha sonra azalması beklenir.
Alveolit nasıl anlaşılır?
Çekimden birkaç gün sonra ağrının azalmak yerine belirgin şekilde artması ve buna kötü tat veya koku eşlik etmesi alveolit açısından değerlendirilmesi gereken bulgulardır.
20'lik dişler ön dişleri çarpıtır mı?
20'lik dişlerin ön dişlerdeki çapraşıklığın tek başına nedeni olduğu kesin olarak gösterilmiş değildir. Bu nedenle yalnızca çapraşıklığı önlemek amacıyla rutin çekim önerisi doğru değildir.
Sonuç
20'lik dişler söz konusu olduğunda “Hepsi çekilmeli” ya da “Hiçbirini çekmeye gerek yok” şeklinde iki uç yaklaşım da doğru değildir.
Benim burada hastalarıma anlatmaya çalıştığım temel nokta şu:
20'lik dişin kendisinden çok, ağızda oluşturduğu probleme bakmak gerekir.
Çürük var mı?
Tekrarlayan diş eti iltihabı oluyor mu?
Komşu dişe zarar veriyor mu?
Temizlenmesi mümkün mü?
Sinirle ilişkisi nasıl?
İleride problem oluşturma ihtimali klinik ve radyografik olarak nasıl değerlendiriliyor?
Bütün bu sorular birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.
Çekim yapıldıktan sonra da ağrı ve şişliğin olması her zaman bir komplikasyon anlamına gelmez. Önemli olan, iyileşmenin nasıl ilerlediğidir. Ağrı ve şişlik azalmak yerine giderek artıyorsa veya ateş, kötü tat, akıntı, kontrol edilemeyen kanama ya da belirgin uyuşukluk gibi bulgular ortaya çıkıyorsa diş hekiminize başvurmanız gerekir.
Kısacası, 20'lik diş konusunda doğru karar “herkese aynı uygulama” değil, kişiye özel değerlendirmedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Kendi dişiniz için çekim gerekip gerekmediğine, çekimin zorluğuna veya çekim sonrası yaşadığınız belirtilerin normal olup olmadığına muayene ve gerekli görüntülemeler sonucunda diş hekiminiz karar vermelidir.
Tekrarlayan diş eti iltihabı oluyor mu?
Komşu dişe zarar veriyor mu?
Temizlenmesi mümkün mü?
Sinirle ilişkisi nasıl?
İleride problem oluşturma ihtimali klinik ve radyografik olarak nasıl değerlendiriliyor?

Yorumlar
Yorum Gönder